gökkuşağı

31 Aralık 2012 Pazartesi

VOL 3: MİMLENDİİİM BEN!!

Ne kadar düşünceli çingularım var benim; "bir mimim yoook" diye dert yandım mimler ardı ardına gelmeye başladı Bu mim Sulli'nin bana gönderdiği ikinci mim bende fazla bekletmeden cevaplıyorum ^^
1.) Bloğumda görmek istediklerim ve görmek istemediklerim; Ben bloğumda samimi insanlar istiyorum;yazılarımı beğendiğinde yorumlarıyla beni yalnız bırakmasın, bloğumda beğenmediği veya aklına takılan bişey varsa direk bana saygı kuralları çerçevesinde paylaşan arkadaşlar istiyorum.Hep birlikte birşeyler paylaşabilelim istiyorum, Dünya Barışı istiyorum :D :D :D
İkiyüzlü riyakar insanlar benden de bloğumdan da uzak dursun,haa birde unutmadan ne olur saçma sapan aramalarla benim bloğuma gelmesinler ("İğneden korkan Türk Kızları" gibi saçma aramalarla gelmeyin mesela!!!)
2.) Yeni Yıl Dilekleri: 
2012 benim için ne çok iyi nede çok kötü bir seneydi; orta puanda bir sene geçirdim.Bu nedenle 2013 yılı benim için daha çok netleşen, kesinleşen olayların yılı olsun istiyorum,hayallerime ulaşamasamda; hayallerime doğru bir adım attığım bir sene olsun istiyorum çünkü beklemekten sadece hayal etmekten sıkıldım artık birşeyler olmalı, birşeyler değişmeli!!!
- Yeni nitelikli bir işim olsun,yeniden kendi ayaklarımın üzerinde durabileyim istiyorum...Benim için dua edin...
- Hayatımda belli konularda yeni bir dönem başlasın istiyorum; Allahım sen o konuyu biliyorsun AMİİİNN!! :D :D
- Daha çok Korefanı arkadaşım olsun,hep birlikte izleyelim, kritik yapalım, dinleyelim, yorumlaşalım... 2013 yılı kdrama ve kpop için bereketli bir sene olsun... :D Ayrıca tüm Türk V.I.P lerin yüzü gülsün, BigBang Türkiye'ye gelsiiin!!! ^^
En önemlisi de sağlık ve mutluluk bizlerle olsun ikisininde eksikliğini hissetmeyelim...

YENİ YIL HEPİMİZE MUTLULUK, SAĞLIK , PARA, ŞANS VE EN ÖNEMLİSİ HUZUR GETİRSİN.YENİ YILDA HER NEYİ HAYAL EDİYORSANIZ O SİZİNLE OLSUN!!!

Bu yazımı bitirirken biraz da gülelim istiyorum.Bizim SeungRi yaramazının yeni yıl için paylaştığı videoyu izleyelim istiyorum.Bu çocuk ne yapsa kızamıyorum ben, şapşalım benim ^^


VOL 2: MİM - REHBERLİK SORULARI

Bana hiç mim gönderen yok derken şimdi sırada cevaplamam için bekleyen mimlerim oldu. Sulli bana iki mim yollamış çok sevindim, çook teşekkürler Sulli'ciğim ^^ Şimdi sorulara başlıyorum:
1.)Kendini Seviyor Musun?
- Hmm bilemedim ki şimdi :D Şöyle söyleyeyim kendimi seviyorum ama eksikliklerimin olduğunu her zaman kendimi geliştirmek için çalışmam gerektiğini biliyorum yani kısaca bilinçli seviyorum kendimi ahahaaa :D :D
2.)Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?
- Kendime zaman ayırmaya bayılırım; Yeni yerler keşfetmeyi severim, Bir kütüphaneye gidip kitapların içinde kaybolmak en çok sevdiğim şeydir sonra bir kırtasiyeye girip yeni kırtasiye ürünlerini keşfetmeye bayılırım,Yeni müzikleri keşfetmeyi, Kpop ve Bigbang dinlemeyi çok severim...
3.)Geleceğe dair hedeflerin nelerdir?
-Geleceğe dair bütün hedeflerim hayallerimle ilgili; ne çok para kazanmak gibi bir isteğim var nede büyük yerlere gelmek gibi,ben sadece hayallerimle mutlu olmak istiyorum.Mesela en büyük hayalimi gerçekleştirmek istiyorum:Kore'ye gidebilmek,BigBang'i konserlerinde canlı canlı izleyebilmek ve o çok istediğim Bilgi Evi'mi açabilmek istiyorum (Bilgi Evi ne derseniz burda bahsetmiştim: Tık Tık )
4.)Kendini bir cümle ile anlatabilir misin?
-Herkesi kendi gibi bilen,vefasızlığa gelemeyen,sevmeyi seven,tipik Yengeç burcu,BigBang hayranı bir garip EfeKızı'yım işte... (çok virgüllü bir cümle oldu ama neyse artık :D )
5.)Nefret ettiğin şeyler nelerdir?
- Çokbilmiş ama ellerinden hiçbir iş gelmeyen ve haddini bilmeyen yılışık insanlardan nefret ederim!
6.)Favori şarkıların,kitapların,filmlerin nelerdir?
-Off bu çook zor bir soru çünkü cevabım oldukça uzun olabilir.Dünde Metropol Günlüğün'den Lee'de yeni yazısında aşık olduğu şarkılardan bahsetmişti ve okuyucularından yorum istemişti.Bende durur muyum hemen en sevdiğim şarkıları sıraladım ama yorumu toparlayabilmem için kısa tutmaya çalıştım ama olmadı malesef şimdi nasıl toparlarım bilmiyorum :D :D
Benim belli başlı sanatçılarım vardır onların bende yeri ayrıdır,şarkılarını ayırt etmem, onları dinlerken kendimi mutlu hissederim,beni anlattıklarını düşünürüm Bu sanatçılar ise;.Sezen aksu,İlhan Şeşen,Leman sam,Göksel,Candan erçetin ve tabi kii BigBang :D 
Beni derinden etkileyen şarkılar:
Tarkan - Sorma Kalbim (Bu şarkıyı uzun zamandır sonuna kadar dinleyemedim,beni kötü etkiliyor)
- Seden Gürel - Sebebim Aşk (Tavsiyemdir, mutlaka dinleyin...)
- Seha okuş - Hasretinle yandı gönlüm (Seha Okuş'un sesiyle ben bu parçada mest oluyorum ağlamadan dinleyemiyorum bu şarkıyı...)
İngilizce sevdiklerimden öne çıkanlar:
1.Bruno Mars-Jast the way you are / Mirror / Beding field again
2.The pirates-You should really know
3.Maroon 5-She will be loved
4.Ne-yo - Mad / Stupid in love
5.Sia Furler-My love

Sonra Hint şarkılarından bir kaç tane:
1.All İzz Well
2. Jai Ho
3.Give Me Some Sunshine
KPop'a geçecek olursak;
1.BigBang'in tüm şarkıları ama en çok sevdiklerim: Blue / Love Song / Let me hear your voice
2. Nell - White Night
3.Ulala Session - Beautiful Night
4.Hyun Bin - That Man
5. Kim Bo Kyung - suddenly (City Hunter OST)
6.Jung Yong Hwa - Because I Miss You
Ahh bu arada unutmadan bu aralar keşfettiğim bir durum var ki o da YG Entertainment'in mashup albümleri!"Mashup ne?" derseniz 2-3 şarkının birleştirilip bir şarkı yapılması!Şöyle düşünün BigBang ve 2NE1 şarkılarının birleştiğini müthiş olmaz mı? eveet hatta muhteşem olmuş ki bu şarkılara da değinmeden geçemeyeceğim; (Bu albümler hakkında bildiğim kadarıyla şuana kadar 8 albüm çıkmış hepsini Yeppudaa.com da bulabilirsiniz)
Daesung & TOP ft. Beyonce-Baby Don't Cry + Oh Mom + Halo (Mashup)
Big Bang Feat. 2NE1 - Lonely, Haru Haru
Big Bang - Because of this love song (ft. Kiss) 
Big Bang - Wedding Love Song
Favori Kitaplarım ise; Serdar Özkan'în "Kayıp Gül" serisi, Sefiller, R.N.Güntekin'in Çalıkuşu ve Alacakaranlık serisi...
Favori filmlerim ise:(Yeşilçam ve Kore filmlerinin çoğunu severim) Selvi boylum al yazmalım, Sassy Girl, 3İdiots ,Hatırlanacak Bir anı, Bir milyonerin ilk aşkı, Umudunu Kaybetme...
7.)İlham aldığın kişiler kimlerdir?
-Benim ilham aldığım kişiler veya bana ilham veren kişiler hayatımın ilerleyişine göre değişir;Önceleri çok sevdiğim bir hocam vardı bana her konuda destek olurdu ilerde hep onun gibi biri olmak istemiştim...
8:)Death Note'u sen bulsaydın ne yapardın?
-Ooo Bu zor bir soru ama biraz düşününce; dünyada ne kadar zararlı haşere (!) varsa yazardım hemde en ağır ölüm şekillleriyle birlikte... En başta da güzel ülkemin zararlılarıyla başlardım, milletimin iyiliği için... Evet biliyorum kötüyüm ben kötüyüm :D :D
Bir mimi daha bitirmiş bulunuyorum kalan diğer mimide en kısa zamanda cevaplayacağım. Ben bu mimi eğer yapmak isterse Şevval'e paslıyorum,Görüşmek üzereee ^^

27 Aralık 2012 Perşembe

HEDİYELERİM OLDU BENİM!!! ♥

Çooook mutluyum bu yazımı nasıl tamamlayacağım bilemiyorum ^^ Sevdiğim korefanı arkadaşlarımdan olan Ayşenur'dan bir hediye paketi aldım bugün,nasıl mutlu oldum nasıl duygulandım anlatamam... Benim için bu hediyenin anlamı çok büyük çünkü bir korefanı arkadaşımdan geliyor. Kore'nin hayatıma kattığı güzellikleri saymakla bitiremem; İşte bunlardan biride Ayşenur ^^ Bir korefanı olmakla hayatınıza hiç yakından tanımadığınız ama hepsinin iyi insanlar olduğunu bildiğiniz arkadaşlar edinirsiniz. En yakın arkadaşınla konuşamadıklarını onlarla paylaşırsın çünkü hayalleriniz ortaktır, seni en iyi o anlar; başkaları sana uzaylıymışsın gibi bakarken o sana destek çıkar işte Korefanı arkadaşlığı hatta dostluğu böyledir...
Bir yazımda chopstiğimin olmadığından dert yanmıştım.Ayşenur'da bana hediye olarak chopstick göndereceğini söylemişti ama deli kız tek chopstickle kalmamış neler neler göndermiş:
İlk olarak el işi yapılmış kitap ayraçları,Müthişler bayıldım ^^


O çok istediğim Sevimli pandalı Chopstickler,Kore çayları (denemek için sabırsızlanıyorum),Kurbağalı Çılgın Pipet :D, Tatlı mı tatlı bir şirin anahtarlık... :D (ben bunları kullanmaya kıyamam ya çok güzeller :D )


Ayşenur benim için İstanbul'la ilgili bir harita ve broşürde yollamış daha önce iş sebebiyle fuara katılmak için gitmiştim İstanbul'a ama gezme şansım olmamıştı.Benim rüya şehirlerimden biridir İstanbul,Keşfetmeyi çok istiyorum Ayşenur'un içine doğmuş olsa gerek,ne mutlu bana... :D


Bu yaz  Kore Yaz Kampı varmış ki ben bunu Ayşenur'un gönderdiği broşür sayesinde öğrendim.Umarım Kore hayallerimiz gerçekleşirde katılabiliriz Broşürde de yazdığı gibi: 
" Hayal etmekten fazlasını yapmak isteyenler için!"



Vee son olarak 2PM den Nichkhun'un Kartpostalını yollamış bana; Umarım Nichkhun'u seversin diye de küçük notlarının arasına iliştirmiş ^^ Çingum sen gönderirsin de ben sevmez miyim hiç; bu jestin karşılığında Nichkhun fanı bile olabilirim :D :D
Kartpostalın ön ve arka yüzü:


Son olarak genel görünüşleride böyleydi paylaşmadan edemedim ^^



Ayrıca küçük sevimli notların içinde çook ama çooookk teşekkür ederim Ayşenur'cum,Beni böylesine mutlu ettiğin için ne kadar teşekkür etsem az.Beni bu büyük jestinle o kadar mahçup ettin ki söyleyecek kelime bulamıyorum mutluluğumu anlatmaya ancak teşekkür etmeye gücüm yetiyor umarım bu teşekkürlerimi kabul edersin.
Umarım tüm korefanlarının olduğu gibi bizimde hayallerimiz gerçekleşir.Hayaller için yılmak yok; FİGHTİNG!

26 Aralık 2012 Çarşamba

MİMLENDİM BEN!!!

Sonunda,sonunda,sonundaaaa bende mimlendim! Sevdiğim bloglardaki mim yazılarını beğenerek ve imrenerek okurum, çokta severim. Şimdiye kadar kimse beni mimlememişti,çok sevindim yaa  ^^ beni mimleyen çingum Şevval 'e çoook teşekkür ederim. İlk defa mimlendim bunu öğrendiğimde çok sevindim annemde benim mimlendiğimi öğrenince korktu " Mimlenmek kötü birşey değil mi, sen neden seviniyorsun?" diye :D :D
İşte başlıyoruuumm:
1.) Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır???
-Ahh nasıl başlasam bilemedim ^^ Ben her zaman duygularını ön planda tutan biriyim ama enteresan olan şeyse mantığımın duygularımı desteklemesi yani birşeye karar vereceğim zaman " Eğer mutsuz olup pişmanlık duyacaksan git istediğin gibi davran! " diyen bir mantığım var. :D Bu yüzden her zaman sezgilerim ve duygularım hep ön plandadır ( nede olsa Yengeç burcuyum ^^)
2.)İnsanlar neden mutlu değiller?Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
- Çünkü insanlar mutlu olabilecekleri şeyleri hep yanıbaşlarında değilde kaf dağının ardında arıyorlar,etraflarına şöyle bir baksalar ne kadar çok şükretmeleri gereken mutlu olmaları gereken şeyler var görürler ama dediğim gibi hep kendilerinden yüksekte olan şeylerde gözleri... Elinde olanın kıymetini değil elinde olmayanın pişmanlığını çekiyorlar bu nedenle mutsuz oluyorlar!
3.)Çok para harcayıp keşke almasaydım yada harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
- Evet öyle salaklık yaptığım bir eşyam var; İşyeriyle birlikte bir fuara katılacaktık benimde bu fuar için gereken büyük bir çantaya ihtiyacım vardı.Sırf bu çantayı alabilmek için alışverişe çıktım; gezmediğim yer dolaşmadığım dükkan kalmamıştı sonra artık nasıl yaptım hala kendime inanamıyorum öyle bir çanta almışım ki (o kadar da para saymıştım) anlatamam o çirkinliği, bir daha kullanmadım. Evet çook pişmanıımm :/
4.) Haklı olduğun bir konuda hakkını savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?
- Aslında bu karşındaki insana bağlı yani ne kadar haklı olsanda muhattabın bunu anlatmana değmeyecek biriyse ne sen kendini boşuna yor nede bunu karşındakinin anlamasını bekle! Benim felsefem kısaca bu; Benim bir şeyleri anlatmam için (bu benim haklılığım olsa bile) karşımdakinin insan olup bunu haketmesi gerekir; hak etmiyorsa ben neden anlatmak için kendimi yorayım ki??? Ben zamanında anlamayanlar için dilimi ve yüreğimi çok yordum yani sütten ağzı yanmış biriyim o nedenle diyorum ki susmuş birini hangi sözcüklerle yenebilirsin ki? Bırak senin sessizliğin onlara en  ağır cevap olsun...
5.) Tok gözlü müsün yoksa herşeyim olsun diyenlerden misin?
- Ben huzurlu ve mutlu olduğum sürece fazlasında gözüm yoktur.Huzurum yerindeyse herşey yeter bana; küçücük şeylerden mutlu olurum
İlk mimimi bitirmiş bulunmaktayım :D bende bu mimi benim gibi mim yazısı okumayı sevenlere "Ama neden benim mimim yok?" diyenlere gönderiyoruuum :D Umarım cevaplarımı beğenmişsinizdir yeni bir yazıda görüşmek üzereee ^^

20 Aralık 2012 Perşembe

Öldürürken Güldüren Güldürürken Öldüren Film: SAĞ SALİM


Uzun zamandır Kore dizi ve filmlerini izlemekten diğer yerli ve yabancı filmleri izleyemez olmuştum ki bu bütün Korefanlarının ortak özelliğidir. :D Bu konuda diğer yapımlara fırsat vermediğim için suçluluk duymaya başlayınca şöyle bir bakayım diye film sitelerini gezmeye başladım. Fragmanını daha önce gördüğüm ama Türk Komedisi olduğu için Recep İvedik gibi birşey bekledim ve sırf bu yüzden vazgeçtiğim bir filme; yani Sağ Salim'e bir şans vereyim dedim. Kendimi de zor ikna ettim doğrusu birazcık başından bakayım sarmazsa kapatırım diyerek pc nin başına kuruldum. Filmi nasıl izledim, zaman nasıl geçti anlamadım ve tabi kendi yüzümü kızarttım böylece :D Sağ Salim tek kelimeyle müthiş bir komedi açıkçası hiç  bu kadar güldüreceğini beklemiyordum yani o kadar ki gülüp kendime gelebilmek için beklettiğim sahneler oldu ancak böyle anlatabilirim. Aynı tanıtımı gibi ; Öldürürken Güldüren Güldürürken Öldüren bir film Sağ Salim :D :D
Ben kendi adıma izlediğim günden beridir tanıdığım herkese filmi öneriyorum hatta eve gelen misafirlere veya misafirliğe gittiğimiz evlerde bile Sağ salim seansı yaptırıyorum, herkes başta biraz karşı çıkıyor ama sonra da "Gülmekten karnımız ağrıdı, İlahi EfeKızı nerden bulursun böyle filmleri..." sözünü az duymadım.Blogta paylaşmak için biraz geç kaldım biliyorum ama mutlaka izlemeniz gereken filmlerden biri:Sağ Salim :D
Konusuna gelecek olursak: 
"Hayatını biricik kamyonetiyle köyden kasabaya mal götürerek kazanan Salim’in, kendisi gibi kimsesiz birinin cenazesini Mersin’den Sivas’a ücretsiz götürmeyi kabul etmesiyle başlayan macerası. Yönetmen Ersoy Güler’in “istemeden bilerek yapılan herşey hakkında bir film” dediği Sağ Salim, tamamı bir günde geçen sevimli bir komedi - macera filmi."
Film tamamiyle yolda geçiyor. Kendimce anlatacak olursam bu filmde ölen ölene :D İzleyiciyide gülmekten öldürüyor o da başka tabi... :D Ben en çok (fragmanda da göreceğiniz gibi) Kulak memesi sahnesinde  gülmekten gözümden yaş gelmişti, aahh bide dokuz canlı bir baba var kiii!!! Filmin tek eksi yönü bitişi sanki devamı var havasında kalıyor devam filmleri gelecekse sorun yok tabi ama bu durum Korefanlarının kore filmlerinden alışık olduğu bir durumdur ki Çoğu kore filminde ve dizilerinde son hep sıkıntılıdır neyse kısaca izleyin, görün ve bana hak verin :D Eminim izlediğinize pişman olmayacaksınız; Beklentiyi o kadar yükselttim ki hadi bakalım hayırlısı :D :D :D
 İşte fragmanı:(Benim kanaatimce fragman çok daha güzel olabilirdi)


A MAN WHO WAS SUPERMAN


Bu filmi uzuuuun zamandır izlemek istiyordum ama her izlemek için filmin başına geçtiğimde mutlaka birşeyler çıkıyordu sonra öylece kaldı.Bugüne kısmetmiş ancak izleyebildim (Kısaca "YUH" bana) Benim birinci özelliğimdir sevdiğim,beni derinden etkileyen filmleri hep geç izlemişimdir sonra da niye böyle geç keşfettim diye kendi kendimi yer dururum. Şuan da böyle bir hal içindeyim. Bu fimi neden bu kadar geç izledim diye kendime kızıyorum. Neyse konuya dönecek olursak film tek kelimeyle muhteşem. Başrollerde benim kız Jun Ji-Hyun var. Filmi izleyen Korefanı arkadaşlarımdan bazıları filmin ilk yarısında sıkıldıklarını anlatmışlardı ama ben tam tersine çok eğlendim.Filmin ilk yarısında bizim süperman'e çok güldüm sonuna doğruda ağlamaktan gözlerim şişti (o nasıl bir finaldi öyle) bu film beni çok etkiledi nasıl anlatabilirim bilmiyorum...
Filmin konusuna gelirsek kısaca TV de insanlar üzerine program yapan kızımız bazı olaylar sonucu karşılaştığı herkese yardım eden kendini süperman sanan bir adamla karşılaşır onun hikayesini çekmeye karar verir.Superman'imiz çevresindeki insanların aksine ihtiyacı olan herkese yardım eder,Buzulların erimesine karşı bile elinden geldiğince doğaya yardımda bulunur. Böylesine muhteşem bir adamı anormal olarak gören insanlar durur mu? Onu da kendileri gibi NORMAL (!) birine dönüştürmek isterler.Gelelim ki görünenin ardında çok daha acı gerçekler vardır...
Filmin bendeki bıraktığı duyguları, hissettirdiklerini nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Filmi izlerken ben kendimden utandım bir superman olamadığım için... 
Çevremizdeki insanların her yaptıkları doğru mu, neden onlara uymayan farklı olan şeyler anormal sayarlar? Neden yardımcı olabilecekleri şeylere hep karşıdan bakıpta değiştirmezler? Filmdeki karakterimiz insanların vicdanlarını unuttukları herşeye cesaretini ortaya koyuyordu, filmin sonlarına doğru onun üniforması olan çiçekli gömleği yerine beyaz gömlekle görünce daha da içim parçalandı ondan sonrasında koptum zaten... 
SUPERMAN'İ İNSANA DÖNÜŞTÜRMEK! Başroldeki kızın bu yönde attığı adım superman gibi beni de mahvetti. Keşke ona hiç dokunmasalardı;başından geçenleri hatırlamasaydı, hep olduğu gibi mutlu olsaydı, birinin yüzünü gülümsettim diye hep o yaptığı dansını yapsaydı... 
Bence filmin en alıcı noktalarından biri de filmin sonuna doğru yangın çıkan evde kalan küçük kızı kurtarmak için sadece seyreden insanların aksine harekete geçen adamı kızın durdurması ve şu sözü; " Sirenleri duymuyor musun? " Neden hep siren sesinin yaklaşıp görevlilerin durumu düzeltmelerini bekliyoruz? Merak ediyorum neden herkes durumu düzeltebilecekken hep başkalarını bekliyor harekete geçenleri de durdurmaya çalışıyorlar,sırf kendilerine farklı geldiği için! Hala zaman varken yapılabilecek;superman'imin deyişiyle geleceği değiştirebilmek varken neden bekliyoruz ve bekletiliyoruz? 
Filmi mutlaka izlemenizi öneririm çünkü kendi insanlığınızı sorgulamanıza neden oluyor Filmi izledikten sonra siz karar verin; İnsan mı olacaksınız Superman mi?

Gelecek değiştirilebilir; gerçekte kim olduğunu unutmazsan eğer...

Nerdeyim ben? Geçmiş,şimdiki zaman,gelecek???

ANYOOO ŞUPEMEN!!!

18 Aralık 2012 Salı

AÇIK MEKTUP


HEY YABANCI:


Hayatıma en olmaz zamanda girdin  ve yine geldiğin gibi hiç olmayacak bir zamanda gittin.Hiç başkasının sıcağına, güvenine ihtiyacımın olmadığı veya benim öyle sandığım(!) bir zamanda hayatıma girdin,Ne kadar üşüdüğümü fark ettirdin… İçimdeki kor ateşmiş meğer sen canlandırdın, duygularımın var olduğunu hatırlattın, hayal kurmayı öğrettin.Güvenmenin ne denli muhteşem bir şey olduğunu yaşattın bana, aynı zamanda sevmeninde… Allah’a yönelişim oldun; kaç kez şükrettim seni bana gönderdiği için, kaç kez sordum hangi sevabımın karşılığı olarak seni bana gönderdiğini… Sonra en ihtiyacım olduğunda sessizce bıraktın ellerimi. Sessizce hayatımdan çekildin bitti mi peki? Bitseydi bu kadar canım yanmazdı, bu araf hatırladıkça daha çok canımı yakıyor… Sana olan sorularımın hepsi “NEDEN..?“ diye başlıyor, bu cevapsız soruların içinde sensizlikle sınandığım için nefret bile edemiyorum senden,bana bu iğrenç duyguları yaşattığına inanamıyorum!Sen bana her şeyi yaşatarak öğrettin belki de bu yüzden bu kadar kıymetlisin hala…. Bana bu kadar yalnızlığı reva gördürecek ne yaptım ki ben sana? Bu sensizliğe kalışımın sebebi sana olan sonsuz güvenim miydi?


Bana hayal kurmanın güzelliğini hatırlattın ama hayalim sen olduktan sonra beni o soğuk ayazda bıraktın söyle ben ne yaptımda bu vefasızlığı layık gördün??? Sevgim mi ağır geldi sana yoksa umudum mu,dostluğum mu,aşkım mı???


Benden aldığın nasıl bir intikam bu? Neyin intikamı? Bana verdiğin mutluluğun sana daha fazlasını yaşattığım için mi bütün bunlar? Amacın en başından beri beni yalnız bırakmak mıydı ? Evet,başardın yalnızlık üzerime sindi gitmek bilmiyor… Böyle yalnız kalınmaz…


Gittin de mutlu musun peki? Bunu söylediğime inanamıyorum ama mutluysan susacağım; hemde sonsuza dek!!! Kendi sessizliğim bana yetecek, dayanamayıp çığlıklarımı bastıramasam bile bunu sadece kendim duyacağım, sana neden demeyeceğim, canımı acıtan; her nefes aldığımda ciğerlerimi yakanın sadece sensizlik olduğunu kimse bilmeyecek söyle keyfin yerinde mi, mutlu musun? Bunu da bana sen öğrettin; bu oyunu iyi öğrenmişim değil mi...?



NOT: Bu yazım bendeki değerini bilmeyen birine olan serzenişimdir, içimden geldiği gibi yazdım.Kısaca içimdeki zehiri biraz olsun döktüm.Sana da bu eziyeti yaptığım için affet beni sevgili okuyucu…

6 Aralık 2012 Perşembe

HYUN BIN ASKERDEN DÖNDÜ!!!

Oooo kutlamalar başlasın.Son 2 gündür korefanları olarak çok güzel haberler alıyoruz Mesela Music Bank'ın seneye İstanbul'da yapılması planladığı BigBang'inde bu kampsamda Türkiye'ye gelebileceği gibi sonra Daesung'un her ne kadar Japonca olsa da solo albüm çıkaracağı gibi, bu güzel haberler arasında bugün bir güzel haber daha geldi; Hyun Bın'im sonunda askerden döndüüü :D 2 sene çok yavaş geçti bitmek bilmemişti.
Hyun Bın'i dönüşte hayranları ve basın karşıladı.İzlemek isteyenler için Hyun Bın'in karşılama konuşması ve çevirisi:

" Askeriyenin çıkışında kendisini karşılamaya gelen binlerce hayranına küçük bir konuşma yapan aktör günlük yaşantısına ve kariyerine geri dönüşüyle ilgili düşüncelerini şu şekilde açıkladı:

“Bu soğuk hava ve güç koşullara rağmen beni karşılamaya buraya gelen hayranlarıma ve medyaya çok teşekkür ederim. 21 ay önce daha güçlü bir insan olarak döneceğime dair size söz vermiştim. Bu sözümü tuttuğuma inanıyorum çünkü kendine güvenli ve daha güçlü hissediyorum. Beni askeri görevimden önce ve görevim sırasında yalnız bırakmayan ve destekleyen tüm hayranlarıma çok teşekkür ederim.” Bu cümlelerden sonra duygulanan aktör gözyaşları eşliğinde “oyunculuk yapmayı çok istiyorum” dedi ve bir süre konuşamadı. Daha sonra sözlerine şu şekilde devam etti “izin günlerimde diğer aktörlerin çalışmalarını izlemek için setlerine ziyarete gidiyordum ve oyunculuklarını sadece izliyordum çünkü onun bir parçası olamıyordum ama şimdi olabilirim. Sizlere istediğim gibi bir oyunculuk sergilemek için yeni bir projeye başlamadan önce daha fazla pratik yaparak hazırlanmak istiyorum. askerliğim sırasında bana gönderdiğiniz tüm enerjiyi biriktirdim en kısa sürede size geri vereceğim” 


Hyun Bin 7 Mart 2011’de katıldığı Deniz kuvvetlerindeki ve 21 aylık askerlik görevini 6 Aralık 2012 de tamamladı. Aktör hayranlarına merhaba dedikten ve habercilere röpörtaj verdikten sonra ailesiyle zaman geçirmek üzere ayrıldı."


Çeviri ve  haber için - Korea TV - Türkiye TV - 한국 드라 - facebook sayfasına teşekkür ederim :D
Veee güzel gamzelimin fotoğrafları;





Ben bu çocuğun ağlamasına dayanamıyorum ama mutluluk gözyaşları bunlar... Ben Hyun Bin'in en çok efendiliğini seviyorum;Bin'im kendini hiç bozma olur mu??? Neyse ben daha fazla fangirle bağlamadan burda bitiriyorum :D


Hyun Bın'im gözümüz aydın, iyice dinlen ve bize geri dön... :D

30 Kasım 2012 Cuma

MAMA 2012 "MONSTER IN ME"

Bugün Hong Kong'da Mnet Asian Music Awards yani MAMA ödülleri verildi.Saat farkı nedeniyle Türkiye için izleyebileceğimiz saatler şöyleydi; sabah 10:00 - 12:00 arası kırmızı halı geçişi, 12:00 - 16:00 arasında da tören düzenlendi.Tabi bende her çılgın korefanı gibi pc de yerimi aldım.Kırmızı halıya yetişemesemde töreni pür dikkat izledim. Nedeni ise tabi ki BİGBANG!!!  
BigBang'in aday oldukları ödüller ve sergileyecekleri performans için başından sonuna kadar bugünü Mama'ya ayırdım iyiki de böyle yapmışım çünkü buna değdi. Kırmızı Halıyı kaçırdım diye üzülürken Bigbang'in kırmızı halıya katılmadığını öğrendim, rahatladım. Tören başladı sonra baktım ki G-Dragon çıktı yurtdışında konserlerinde crayon için yaptığı ingilizce rapini yapıp sıradaki sanatçıyı duyurdu işte burda kendisi:


 Bigbang benim sayabildiğim kadarıyla Best Male Group,Guardian Angel Worldwide Performer ve Artist of the year dalında 3 ödül, G-Dragon ise Best Male Artist dalında ödül aldı.Kimlerin ödül aldığını görmek isterseniz şöyle bakabilirsiniz;
 YG Entertainment bu sene MAMA'da da ödüle doydu bence törenin ismi YG ÖDÜL TÖRENİ olarak değişmeliydi.Epik High,PSY,G-Dragon ve Bigbang ödülleri topladılar.Twitter da duyduğum kadarıyla YG Papa'da törendeymiş ee tabi çocuklarını yalnız bırakamazdı. Geceye en çok BigBang damga vurdu bu tartışılmaz bir gerçek ama ondan önce Epik High'in performansından bahsetmek istiyorum onların performansı da müthişti. izleyin ve kendiniz karar verin:


Tablo'nun içinde bir Joker yatıyormuşta haberimiz yokmuş 

Veee gelelim bu yazımın asıl amacına; Bigbang öyle bir performans sergiledi ki anlatmak mümkün değil çünkü ben izlerken ağzım bir karış açık soluksuz izledim. Herkese şovun ne demek olduğunu nasıl yapılacağını gösterdiler. Biz Korefan tayfası Twitter da hem Mama'da Bigbang'i bekleyip hemde performanslar üzerine kritik yaptık ve Bigbang'in çıkmasını sabırsızlıkla bekledik.Bigbang'i neden sona koyduklarını gayet iyi biliyoruz bizim gibi herkeste onları bekliyordu çünkü, zaten performanslarını sergiledikten sonra Mama bitmişti gerçekten o şovun üstüne başka bir şey izlenmezdi başkalarını bilmem ama benim için öyleydi.İlk çıkıştaki Top'ın gözleri;



Daesung'un saçı, duruşu, kıyafeti;



Seung Ri'nin maskesi,her zamanki zıpırlığı :



Taeyang yine aştın kendini,Müthiştin ayrıca aldıkları ödülün birini fanın eline verdi çok mutlu oldum



Vee tabi ki G-Dragon: benim gökkuşağım o!!! her rengin yakıştığı tek insan! Törene sarı saçla başladı kırmızı saçla bitirdi, hep böyle kendin ol Ji yong; Özgür ve özgün...




Performansın teması tabi ki Monster'dı ama bu sefer "I am not a monster" yerine "Monster In Me" dediler artık daha fazla bekletmiyorum işte müthiş performansları:



Törenden sevdiğim anların fotoğrafları:












Top oğlum sen hiç büyüme olur mu hep böyle kal :D Ne bu sevimlilik ya nazar değecek!





 Son olarak BigBang Style dansıyla veda ediyorum size...


28 Kasım 2012 Çarşamba

RÜYAM GERÇEK OLSUN!!!

Dün fena şekilde moralim bozuktu gece ne uyku tuttu nede canım uyumak istedi, öyle bir hal içerisindeydim yani böyle zamanlarda tek bir kurtarıcım var; açıp BigBang'in konser performanslarını veya programlarını izlemek.Nedense bana bu çok iyi geliyor belki orda olmak istediğimden belki de BigBang ve şarkılarının tamamen bana hitap ettiğinden veya her ikiside... Açtım iki videodan sonra kendime gelmeye başladım Belki bu anlattıklarım başkalarına garip gelebilir ama ben bu yaşıma kadar hiçbir grubun veya sanatçının böyle etkisinde kalıp hayranı olmamıştım.Bigbang'in bende yeri çok ayrı; onlar benim için çok farklı anlamlara sahipler. Ben onları dinlerken kendimde mücadele gücünü buluyorum,hayata pozitif bakabiliyorum,emek vermenin ne demek olduğunu anlıyorum...Neyse konuya dönersek BigBang'in bir kaç performansını izleyip biraz kendime gelince baktım ki saat 3'e gelmiş yattım, sonra öyle gerçekçi bir rüya gördüm ki;Uyanınca neden rüyaydı diye ağlayasım tuttu.Rüyamda benim en büyük hayallerimden biri gerçek olmuş; Kore'ye gitmişim hemde BigBang'in konserine bilet almak için sıraya günler öncesinden girmişim ilk sıralardayım gel gör ki bunların hepsine rağmen sıra bana gelince yer beğenemiyorum Tek derdim BigBang'e yakın olmak! Gişedeki görevli Acuşşiyi sıkboğaz ediyorum."BigBang'i en yakın nerden görebilirsem ordan ver VIP bölümden de olur farketmez ama onları yakından göremezsem karışmam gelir seni bulurum!" diyorum hemde akıcı bir Koreceyle :D Ben böyle acuşşiyle tartışırken uyandım,uyandım ama beni tutana aşkolsun hıncımdan kendime gelemedim, kendime kzdım. A salak kız rüyanda bile olsa Kore'ye gitmişsin hemde BigBang konserine gireceksin, yerin ne önemi var! O ortamdan onlarla birlikte olayım, canlı canlı uzaktan bile görsem o bile yeter bana!!! Böyle zamanlarda annemin söylediği bir söz var:" Adam yolda giderken bir nal bulmuş ya nasip gerisi 3 nalla bir ata kaldı onları da bulursam tamam demiş" tam cuk oturdu bu laf bana İşte gerçeğini yapamıyorum bari rüyama sinirleneyim ama çok güzeldi ya en büyük hayalimi gerçekleştiriyordum. Umarım gerçekleştireceğim,nolur rüyam gerçek olsun :D :D :D
Biliyorum böyle bir rüya görmem de şu videonun etkisi çok büyük,bunu izleyip yatarsan olacağı bu işte:


Çek ellerini G-dragon'un yüzünden ya ne kadar şanslılar şu fanlar darısı başıma :D :D :D

25 Kasım 2012 Pazar

SERROSE ÇEKİLİŞ YAPIYOOOR!!!

Severek takip ettiğim bloggerlardan biri olan Serrose Bumerang ödüllerinde "En Çalışkan Blog" kategorisinde ilk 3 e kaldı ve bunun için bir Teşekkür Çekilişi yapıyor. Bende katılmak istedim ama benim böyle çekilişlerde hiç şansım yok :(  Keşke bana çıksa ne güzel olur Serrose öyle güzel şeyler veriyor ki hepside güzel ama benim gözüm Chopstiklerde! Kore fanıyım bir o kadar da ramen hastasıyım ama bir chopstiğim bile yok,hiçbir yerde bulamadım.Birde BB Kremim olsaydı fena olmazdı hani :D Neyse daha geniş bilgi almak isterseniz şöyle buyrun: http://yolunneresindeyim.blogspot.com/2012/11/tesekkur-ederim-cekilisi.html
Buda Serrose'un çekiliş videosu:


Katılmak isteyenler için 25 aralık son gün. Dua edin ben kazanayım olmaz mı :D İyi Şanslar!

21 Kasım 2012 Çarşamba

WİNDSTRUCK


Windstruck uzun zamandır izlenme listemin en başında bekleyen fimlerden biriydi ama zamansızlıktan bir türlü izleyememiştim. Dünden beridir üzerimde geçmeyen bir sıkıntı var ki soldan soldan geliyorlardı, ne yapsam diye düşünürken film izleyeyim bari dedim ve pcnin başına kuruldum.Başrolde My Sassy Girl'den sevdiğim tatlı kız Ji Hyun Jun var,tabii filmi izlememde onun çok etkisi oldu. Konusuna gelirsek;

" Suçluları yakalamaya çok hevesli yeni yetme polis memuresi Kyung, izinli olduğu bir gün sokaktan gelen yardım yakarışlarına kulak vererek; kapkaççının peşine düşer.
Kyung peşine düştüğü adamı yakalar fakat yakaladığı adamın yanlış adam olduğunun çok geçmeden farkına varır...

Evet, belki yanlış adamı yakalamıştır ancak ondan hoşlanmıştır. Özür dileyeceği yerde, adamla yakınlaşmak için; ortada anahtarı olmayan bir kelepçeyi geçirir kollarına... "




Filmi izlerken çok keyif aldım evet bazı yerleri biraz abartıydı ama samimiydi sassy girl havası vardı ki bu benim çok hoşuma gitti, (Bilmeyenler için söyleyeyim My Sassy Girl benim Kore fanlığımın başlangıcıdır o nedenle bende yeri çok ayrıdır) Filmin sonunda  rüzgar çocuğa üzülüyordum " niye yaa?! ben bunun sonunda ağlarım ama..." diyordum ki karşıma benim şapşal oğlan çıkmasın mı hemen ağzım kulaklarıma vardı.(Burda kesinlikle spoiler vermeyeceğim izleyenler anladı kimi kastettiğimi :D İzlemeyenlerde bir zahmet izleyin inanın birşey kaybetmezsiniz )
Şuan iyiki de bu filmi izlemişim diyorum çok güzeldi, özellikle de benim gibi my sassy girl hayranı biri için filmin sonu müthişti. (bilmeyenler için Windstruck My sassy girl'ün devam niteliğinde değil ama ben olmasını çok isterdim :D ) film bittiğinde aynen şöyleydim:



Eğer ölürsem rüzgar olmak istiyorum. Ben yanında değilken rüzgar eserse bil ki o benim...
Sana üzgünüm dememi istiyorsan adını üzgünüm olarak değiştirmelisin!
Şuna inanıyorum ki; her zaman benimlesin.. Eğer beni özlersen istediğin zaman gelebilirsin,İstersen rüzgar olarakta gelebilirsin...
Sana daha önce söylediğim gibi;her zaman yanındayım ve rüzgar esmeye başladığı zaman beni duyacaksın.Şuan yanında olduğumu hissedebiliyor musun?